Rusya Hatlarında Yaptırım, Ödeme ve Rota Gerçeği
Rusya'ya taşımada bugünkü darboğaz kapasite değil uyum: gemi listeleri, banka çekingenliği ve sigorta koşulları, rotanın kendisinden daha belirleyici hale geldi.
Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacmi üç yıldır daralıyor. Ticaret Bakanlığı'nın 2026 tarihli Rusya ülke profiline göre iki ülke arasındaki toplam ticaret 2023'te 56,5 milyar dolar, 2024'te 52,6 milyar dolar, 2025'te ise 49,1 milyar dolar oldu. Asıl dikkat çekici olan ihracat tarafı: Türkiye'nin Rusya'ya ihracatı 2023'teki 10,9 milyar dolardan 2025'te 6,7 milyar dolara indi, yani bir yılda yüzde 21,5 azaldı. İthalat ise 42,4 milyar dolarla büyük ölçüde yerinde kaldı; bu ithalatın ağırlığını petrol ve petrol ürünleri, yarı mamul çelik, buğday ve ayçiçeği yağı oluşturuyor. Tablo, akışın hacimsel olarak değil, yön ve ürün kırılımı bakımından değiştiğini gösteriyor.
Yaptırım paketleri artık doğrudan gemiyi ve limanı hedefliyor
2026'daki iki AB paketi, lojistik açısından önceki dönemlerden farklı. 23 Nisan 2026'da kabul edilen 20'nci pakette 46 gemi daha listelenerek 'gölge filo' kapsamındaki toplam gemi sayısı 632'ye çıkarıldı; bu gemilere AB limanlarına giriş ve AB kaynaklı denizcilik hizmetleri yasağı uygulanıyor. Aynı pakette Endonezya'daki Karimun ile Rusya'daki Murmansk ve Tuapse limanlarına işlem yasağı getirildi ve AB'nin dolanmayı önleme aracı ilk kez devreye alındı. Ayrıca aralarında Çin, Türkiye, Tayland ve BAE'de yerleşik olanların da bulunduğu 60 üçüncü ülke şirketi sıkılaştırılmış ihracat kısıtlamaları kapsamına alındı.
23 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 21'inci paket bu çizgiyi sürdürdü: 41 gemi daha eklenerek listelenen gemi sayısı 670'i aştı, ilk kez beş yakıt ikmal tankeri listelendi, Rusya'da Olya ve Vısotsk limanları kapsama alındı, Gürcistan'daki Kulevi rafinerisine altı aylık geçiş süresiyle yasak getirildi ve aralarında BAE merkezli bir şirketin de bulunduğu beş petrol tüccarı listelendi. Rus ham petrolü için tavan fiyat varil başına 44,10 dolarda sabitlendi ve otomatik güncelleme mekanizması 15 Temmuz 2027'ye kadar askıya alındı. Uzun vadeli sözleşmeler kapsamındaki Rus LNG'sine yönelik ithalat yasağı ise 1 Ocak 2027'de başlıyor. Bunlara ek olarak ABD'nin Ekim 2025'te Rosneft ve Lukoil'e getirdiği tam bloke yaptırımlar, Türkiye dahil birçok ülkedeki rafinericileri tedarikçi değiştirmeye yöneltti; Tüpraş'ın Urals'a benzer Irak menşeli harmanlara ağırlık vermesi bunun örneği.
Asıl darboğaz: ödeme, sigorta ve evrak
Sahadaki asıl sorun çoğu zaman gümrük değil banka. Yaptırım listelerinin genişlemesi ve üçüncü ülke şirketlerinin de kapsama alınması, bankaların yaptırım kapsamında olmayan işlemlerden de uzaklaşmasına yol açıyor. Bunun pratik sonuçları belli: akreditif açtırmak zorlaşıyor ve pahalanıyor, muhabir banka bulmak zaman alıyor, tahsilat vadeleri uzuyor. Ağustos 2026'da yayımlanan bir değerlendirmede bu durum, 'ticareti yapıp parasının transfer edilememesi' olarak tanımlanıyor ve petrokimya, taşımacılık ile TIR filolarının en kırılgan alanlar arasında sayılıyor. Sigorta tarafında ise iki ayrı katman var. Birincisi yaptırım uyumu: P&I kulüpleri, yaptırıma aykırı bir ticarete teminat sağlanamayacağını açıkça hatırlatıyor ve gemi ile taraflar üzerinde ayrıntılı durum tespiti bekliyor. Yani bir seferin poliçesi, listelenmiş bir geminin ya da tarafın işleme dahil olduğunun sonradan anlaşılmasıyla işlevsiz kalabiliyor. İkincisi savaş rizikosu: Karadeniz'deki saldırıların ardından Ukrayna limanlarına yapılan seferlerde prim gemi değerinin yaklaşık binde 4'ünden binde 5'ine, Rusya'nın Karadeniz limanlarında ise binde 6'dan binde 6,5–8 aralığına çıktı. Bu oranlar Hürmüz'deki seviyelerin çok altında ama sözleşmede kimin üstleneceği yazılı değilse tek bir seferde marjı silecek büyüklükte.
Evrak tarafında ise iki ayrı rejime aynı anda uymak gerekiyor. Türkiye 2023'ten bu yana Batı yaptırımlarına tabi malların ülke üzerinden Rusya'ya transit geçişini durdurmuş durumda; 2024 sonrasında askeri kullanıma elverişli ürün gruplarında ihracat tarafındaki denetim de sıkılaştı. Bu, taşıyıcı açısından şu anlama geliyor: alıcı ve nihai kullanıcı beyanı, GTİP eşleşmesi ve menşe bilgisi artık gümrükte tek başına yeterli değil; aynı bilgilerin banka, sigortacı ve gerekirse hat işletmecisi tarafından da ayrı ayrı kontrol edilmesi bekleniyor. Belgeler arasındaki küçük tutarsızlıklar, malın sınırda değil, ödeme aşamasında takılmasına yol açıyor.
Rotalar: Karadeniz, karayolu ve INSTC
Karadeniz hattında güvenlik durumu 2026 boyunca gerilimli kaldı. Novorossiysk'e giden boş tankerlerin insansız deniz araçlarıyla vurulması ve bir geminin Türkiye kıyılarına yaklaşık 80 mil mesafede hasar alarak Sinop'a sığınması, riskin liman çevresiyle sınırlı olmadığını gösterdi. Buna rağmen ticari hat kurma girişimleri sürüyor: Trabzon–Novorossiysk arasında planlanandan dokuz gün gecikmeyle 21 Temmuz 2026'da başlayan Ro-Ro seferleri dört günde bir yapılıyor ve kullanılan gemi aynı anda 49 TIR ile 30 küçük araç taşıyabiliyor. Karayolu ve Ro-Ro kombinasyonu, konteyner hattına kıyasla daha az taraf içerdiği için uyum riski yönetimi açısından bazı yükleyiciler tarafından tercih ediliyor.
Kuzey–Güney Ulaştırma Koridoru (INSTC) ise siyasi olarak çok konuşulan, hacimsel olarak hâlâ küçük bir güzergâh. Hazar üzerinden Rusya–İran arasındaki taşımanın 2026'nın ilk dört ayında yüzde 68 artarak 2,2 milyon tona ulaştığı bildirildi. Konteyner tarafında ise ölçek çok daha sınırlı: Rusya Demiryolları'nın açıklamasına göre koridordaki konteyner taşıması 7.200'den 11.000 adede çıktı; bu, orta ölçekli bir konteyner gemisinin tek seferlik kapasitesi düzeyinde. Üstelik koridorun eksik halkası olan Reşt–Astara demiryolunun yapımına ilişkin adımlar 2026'da hâlâ imza ve mutabakat aşamasındaydı. 2026'daki çatışmada İran'ın Bender Abbas ve Çabahar limanlarının hedef alınması, koridorun güvenilirliğini ayrıca zayıflattı ve Orta Asya ülkelerinin bir bölümünü İran'ı devre dışı bırakan Orta Koridor'a yöneltti.
Bu hatlarda planlama yaparken üç kontrol öne çıkıyor. Birincisi taraf ve gemi taraması: yükleme öncesinde gemi, işletmeci, alıcı ve ödeme yapacak bankanın güncel listelere karşı kontrol edilmesi, sonradan yapılan bir düzeltmeden çok daha ucuz. İkincisi ödeme yolunun rotadan önce netleşmesi: navlun teklifinin geçerlilik süresi, muhabir banka bulma süresinden kısaysa teklif fiilen bağlayıcı olmuyor. Üçüncüsü savaş rizikosu priminin sözleşmede adının konması: hangi bölge, hangi tavan ve kime ait olduğu yazılmadığında, prim tek taraflı bir maliyet olarak taşıyıcıda ya da yükleyicide kalıyor.
Kaynaklar
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Rusya Ülke Profili 2026
- Baker McKenzie – EU implements 20th sanctions package against Russia
- UK P&I Club – Circular 13/26: EU Sanctions, 21st Sanctions Package Against Russia
- Skadden – EU Adopts 21st Russia Sanctions Package
- EU Today – Turkish refiners pivot away from Russian crude
- Yetkin Report – Türkiye Yaptırım Kıskacında: Güneyde İran, Kuzeyde Rusya (27 Ağustos 2026)
- Beinsure – Black Sea tanker attacks push war risk premiums higher
- Risk Intelligence – Will 2026 be different for maritime security in the Black Sea? (28 Ocak 2026)