Hürmüz Boğazı Kapalıyken Navlun, Sigorta ve Rota Denklemi
Şubat 2026'dan bu yana fiilen kapalı olan Hürmüz, dünya deniz petrol ticaretinin dörtte birini taşıyan bir hattı devre dışı bıraktı; sonuç sadece yüksek navlun değil, sigorta teminatının kendisinin sorun haline gelmesi oldu.
Hürmüz Boğazı, normal koşullarda dünyanın en yoğun enerji geçidi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) verilerine göre 2025'in ilk yarısında boğazdan günde ortalama 20,9 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçti; bu, küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine ve deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor. Aynı dönemde günlük 11,4 milyar fit küp LNG, yani küresel LNG ticaretinin beşte birinden fazlası da bu dar geçitten çıktı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2025 için benzer bir tablo veriyor: yaklaşık 20 milyon varil/gün ve deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık üçte biri. Konteyner tarafında rakamlar mutlak olarak daha küçük ama bölgesel olarak belirleyici. Basra Körfezi ülkelerinin toplam konteyner elleçlemesi yılda yaklaşık 33 milyon TEU düzeyinde; bunun içinde Jebel Ali tek başına yılda yaklaşık 15,5 milyon TEU, Halife Limanı ise 2025'te 6,6 milyon TEU taşıdı. Küresel liman elleçlemesi içindeki payı yüzde 3,5 civarında olsa da, Körfez'e mal gönderen ya da Körfez üzerinden aktarma yapan bir yükleyici için bu hat alternatifsize yakın konumdaydı.
28 Şubat 2026'da başlayan çatışma bu tabloyu tersine çevirdi. Devrim Muhafızları'nın seyir uyarılarının ardından trafik günler içinde neredeyse sıfıra indi; 8 Nisan'daki ateşkesle kısmi bir açılma denendi, ancak 18 Nisan'da yeniden kapandı. Ağustos sonu itibarıyla boğaz fiilen kapalı sayılıyor. Lloyd's List Intelligence 17–22 Ağustos haftasında 114 geçiş saydı; bu, önceki haftaya göre yüzde 30 artış olsa da kriz öncesi günlük 85 geçişlik ortalamanın çok altında. 28 Ağustos itibarıyla 383 gemi hâlâ rıhtım dışında bekliyordu. 25 Ağustos'ta bir tankerin kaynağı belirsiz bir mühimmatla vurulması, askeri makamların 'mayınlardan temizlendi' değerlendirmesine rağmen ticari risk iştahının neden geri gelmediğini özetliyor.
Asıl mesele prim değil, teminatın kendisi
Savaş rizikosu priminde yaşanan artış, bu krizin en somut maliyet kalemi. Kriz öncesinde Körfez geçişi için gemi değeri üzerinden binde 1 ile yüzde 0,25 aralığında konuşulan primler, Haziran 2026 itibarıyla yüzde 3–8 seviyesine, yani büyük bir tanker için sefer başına 3–8 milyon dolara çıktı; Temmuz sonundaki tırmanmada bazı kotasyonlar yüzde 7,5–10 aralığına ulaştı ve 270 bin tonluk bir tanker için yaklaşık 21 milyon dolarlık sigorta maliyetinden söz edildi. Lloyd's Piyasası'nın Ortak Savaş Komitesi yüksek riskli bölge tanımını tüm Basra Körfezi'ni kapsayacak şekilde genişletti. Ancak lojistikçi açısından kritik nokta primin yüksekliği değil, teminatın bir dönem hiç bulunamaması oldu: bazı sigortacıların bölgeden çekilmesi üzerine ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu (DFC) öncülüğünde, başlangıçta 20 milyar dolar olarak kurulup sonradan 40 milyar dolara çıkarılan bir reasürans imkânı devreye girdi; riskin yarısını ABD hazinesi, kalanını aralarında Chubb, AIG ve Berkshire Hathaway'in de bulunduğu yedi sigortacı üstlendi. 19 Haziran 2026'da Lloyd's bünyesinde Chubb liderliğinde ayrı bir konsorsiyum açıldı ve tekne, P&I ile yük için 200'er milyon dolarlık kapasite sunuldu. Bunlar teminatı yeniden satın alınabilir hale getirdi, ancak fiyatı normalleştirmedi; sektör kaynakları primlerin gerilemesi için en az iki–dört haftalık teyit edilmiş bir yatışma dönemi gerektiğini söylüyor.
Konteyner tarafında hat işletmecileri Mart 2026'da art arda sefer durdurdu ve sürşarj açtı. Hapag-Lloyd bölgesel teslimatlar için 20'lik konteyner başına 1.500 dolar, CMA CGM ise 2.000 dolarlık acil çatışma sürşarjı ilan etti; Maersk, MSC ve Cosco Körfez operasyonlarını askıya aldı ya da gemilerini güvenli sulara yönlendirdi. Tanker tarafında Körfez–Çin temiz ürün navlunu Temmuz'da ton başına yaklaşık 78 dolara çıktı; beş yıllık ortalama 19 dolar civarındaydı, Mart'taki zirve ise 140 dolara yaklaşmıştı. Buna karşılık küresel konteyner spot endeksi aynı ölçüde bozulmadı: Drewry'nin 27 Ağustos 2026 Dünya Konteyner Endeksi 40'lık konteyner başına 4.473 dolar, haftalık yüzde 1 düşüşle kapandı; Şanghay–Rotterdam 4.287 dolar, Şanghay–Cenova 4.866 dolar seviyesindeydi. Yani şok, Körfez'e giren-çıkan yükte yoğunlaştı, küresel ana hatlara sınırlı yansıdı.
Alternatifler: boru hatları ve boğaz dışı limanlar
Boru hatlarının matematiği baştan sınırlı. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı (Petroline) hattının tasarım kapasitesi 7 milyon varil/gün olsa da Yanbu terminallerindeki kısıt nedeniyle fiili ihracat kapasitesi 4,5–5 milyon varil/gün civarında; IEA hattın 2025'te yaklaşık 2 milyon varil/gün kullanıldığını, dolayısıyla 3–5 milyon varillik boşluk bulunduğunu belirtiyor. BAE'nin Habşan–Fujeyre (ADCOP) hattı 1,8 milyon varil/gün kapasiteye sahip ve yaklaşık 1,1 milyon varil taşıyor; boşluk 700 bin varil dolayında. 3 milyar dolarlık, 300 kilometrelik paralel hat inşaatı yaklaşık yarılandı ve 2027 ortasında kapasiteyi 3,6 milyon varile çıkarması bekleniyor. Toplamda bugün devreye alınabilecek boru hattı boşluğu 3,5–5,5 milyon varil/gün; boğazdan geçen yaklaşık 20 milyon varilin dörtte birinden azı.
Boğaz dışı limanlar konteyner tarafında daha hızlı tepki verdi ama maliyeti yüke bindirdi. Jebel Ali'nin elleçlemesi 2026'nın ilk yarısında 3,1 milyon TEU'ya, yani yıllık bazda yüzde 59,5 geriledi; ikinci çeyrekte düşüş yüzde 90,1'e ulaştı ve liman küresel sıralamada 10'unculuktan 32'nciliğe indi. Halife Limanı'nda kayıp en az yüzde 50 oldu. Buna karşılık Umman'ın Sohar limanı ilk yarıda 545 bin TEU ile yüzde 40, Selale 2,33 milyon TEU ile yüzde 15 büyüdü; DP World Mart'tan bu yana 500 bin TEU'yu Körfez içi kara ve demiryolu koridorlarıyla, günde yaklaşık 3.000 kamyon hareketiyle taşıdığını açıkladı ve Fujeyre'de 2,5 milyon TEU kapasiteli yeni bir terminal için 50 yıllık anlaşma imzaladı. Ancak kara ikamesi ucuz değil: Selale'den Dubai'ye 40'lık konteyner taşıması 3.000–5.000 dolar aralığında konuşulurken, Jebel Ali'den aynı bölgeye normal liman içi taşıma 200–400 dolar bandındaydı.
Planlama yaparken
Türkiye açısından krizin en görünür yansıması Ceyhan tarafında oldu. Irak'ın Körfez üzerinden ihracatı Şubat sonrası yüzde 80'in üzerinde düşünce Bağdat, Akdeniz çıkışını yeniden devreye aldı: 1 Ağustos 2026'da BOTAŞ ile SOMO ve NOC arasında bir yıllık bir anlaşma imzalandı ve Kerkük–Ceyhan hattından günlük 750 bin varil öngörüldü; önceki fiili akış 170 bin varil düzeyindeydi, hattın kapasitesi ise yaklaşık 1,5 milyon varil. Konteyner tarafında Mersin, 2026'nın ilk çeyreğinde yaklaşık 500 bin TEU ile yıllık yüzde 11 büyüdü; Türkiye genelinde elleçleme yüzde 0,7 daralırken Mersin'in ayrışması, Orta Doğu yüklerinin bir bölümünün Doğu Akdeniz üzerinden yeniden kurgulandığını gösteriyor.
Bu hatlarda planlama yaparken üç şeyi ayrı ayrı sormakta fayda var. Birincisi, teminatın var olup olmadığı: sözleşmede savaş rizikosu priminin kime ait olduğu ve hangi seviyeye kadar üstlenildiği yazılı değilse, prim tek başına bir seferin ticari mantığını bozabiliyor. İkincisi, transit süresinin hangi varsayıma dayandığı: boğaz dışı limana yanaşıp karadan devam eden bir yükte gerçek süre gemi tarifesinden değil, sınır kapısı ve kamyon kapasitesinden çıkıyor. Üçüncüsü, evrak ve rota uyumu: yükleme limanı değiştiğinde akreditif şartları, menşe ve sigorta poliçesindeki rota tanımı da birlikte güncellenmezse, mal yerine varsa bile ödeme aksayabiliyor.
Kaynaklar
- EIA – World Oil Transit Chokepoints
- IEA – Strait of Hormuz
- Lloyd's List Intelligence – Strait of Hormuz Brief, 5 Ağustos 2026
- Windward – Strait of Hormuz Daily Intelligence
- Al Jazeera – How shipping insurance rates are rising (23 Temmuz 2026)
- Insurance Business – War-risk insurance braces for prolonged elevated premiums (28 Haziran 2026)
- Reinsurance News – Lloyd's unveils Chubb-led war risk facility for Hormuz
- World Economic Forum – What stopping war-risk insurance in the Strait of Hormuz tells us